vapurdaki o sessiz iletişime hayrandım. birbiriyle alakası olmadığı halde birbirini tanıyormuş gibi, gözden farklı gözlere uzanan bir iletişim halindeydik. öyle ya vapurda bir sessizlik çöküyor insana deniz bir yandan konuşuyor, gözler gidip geliyor farklı gözlerde. iletişimin en önemli parçasını tek bir bütün olarak kullanıyorduk,ağız ve dilimizin işlevselliği arka plandaydı aslında hiç olmasa da olurdu yine de tam gibi hissettiriyordu bana. sanki hayatımızın buğulu gözlüğüymüş gibi geliyor vapur yolculukları. bir süreliğine zihin arka planda kalıyor, denize uzandığında dışardaki kalabalığı duyamayışın yarattığı güzel his gibi...o kalabalıktan daha sessiz ve tüm çevrenin bulanık olduğu bir yere götürüyor seni. vapur durduğunda duymaya başlıyorsun sesleri,şehri. her varış'ta başlangıç noktasındasın. o da hep kaçtığın yerden başlıyor, hiç gibi görünüp zihninde kocaman bir karmaşa balonuna yol açan gürültüyle. bir sürü halinde atlıyorsun o karmaşaya önündekileri takip ettiğin, seni takip edenler geliyor arkandan da aynı yolları yürüyorsunuz farklı hikayelerle. yolları birçok noktada kesişen birbirine yabancı insanlar topluluğuyuz ve ne güzel bir araç vasıtasıyla bir aradaydık. iletişimin bu kadar kolay olduğu bir dünya hayalinin o kadar da uzak olmadığını hissettirdi bana bu kısa yolculuk. "anlaşılamamak" kavramının olmadığı bir aracın içindeki küçük dünyadaydım sanki, yanlış değildim, hatalı değildim. bazı olguların ve bununla çatışan fikrilerin, neden olduğunu anlayamazdım eskiden. çünkü çok basitti bunlar zihnimde her şeyi halledebilirdi insan, bir çözümü olurdu daima olmalıydı. artık nedenleri anlayabiliyordum kapalı kapılar sırayla açıldıkça her şey daha netmiş gibi görünse de işleri tamamen karmaşıklaştırıyordu. çünkü belli bir süre limitini aşmış oluyorsun ve sen gibi bakamamaya başlıyorsun durumlara. ama bir kırılma noktan oluyor ve o durum şu anın bile önüne geçiyor. eksildiğini hissediyorsun, artık anlatmaya çalışmıyorsun da. sesli kurulan iletişim gözlerle kurulandan daha zor olmamalıydı, hangi noktayı kaçırıyorduk kim bilir? neyse biz başlangıca dönelim, yeni vapur 14.00'da..
be the pencil on the thought bubbles in the mind*
4 Aralık 2021 Cumartesi
15 Kasım 2020 Pazar
gardrobun transparan modu
açamamışım içimi olduğu gibi ama hep ordaymış bazı şeyler. beynimizin gardrobu zihinsel modlarımıza uygun olanı seçiyor biz de ''öyle mi?'' sorusuyla kalakalıyoruz çoğu zaman. öyle mi sorusu geçiyormuş gibi yapıyor, alarmın erteleme tuşuna basıyoruz bize yanaşır gibi olduğunda. tamam bitti kurtulduk öyle işte. nasıl düşünmen gerektiğini yönlendirdin,nasıl hissettiğini yönlendirebilir misin peki? eğer yaşadığın şey o anı kapsıyorsa bu mümkün olabilir bazen, tabii ki bu mümkünlük her zaman olması gereken bir durum haline gelmişse yorucu olur, çünkü bazı zamanlarda o an ne hissettiğin tekrar niteliğinde mi yoksa yeni bir şey mi bunun ayırdında olmaman çok doğal çünkü hissettiklerin yüzünden baskılanamazsın,doğru onarımlara ihtiyacın vardır o anda. öncesi restore edilmeyen şeylerin sonrası illüzyon. sanki iç dünyamızın duvar kağıdı orda duruyor her baktığımızda aynı yerdeymişiz gibi hissettirebiliyor. hiç istemesek de bizden bağımsız gelişen şeylerin rayını tutturamayabiliyoruz,olacak da bu. ama sen öncenden ne kadar haberdarsın,sen oralarda neler yaptın? bunun farkındalığı çok kıymetli. demek ki anılar orkestrasına kulak vermenin zamanı gelmiş. duygusal barajlarını tıpa ile kapatmak yerine o barajın arkasında kalan su birikintisine odaklanmaktır asıl meselen belki de. çünkü şu anı ayyuka çıkaran o su birikintisi. senin etrafını çevreleyen yankılar hep gelmese de kulağına, dozajını arttırır gitgide. kaçabilirsin o andan, ama ilk fırsatta bunun geçici olduğunu hatırlatacaktır sana. eskinin yerine yeniyi koymak doğru değil her zaman, olması gereken eskinin üzerindeykenki iyi bir zamanında kalmak. kötü düşüncenin doğurgan bir tarafı var, sıçrıyor çoğu yere onları saklamamalıyız ama yönlendirmeyi bilmeliyiz de bence. ufak şeylerin ilintiliğine şaşıyorsun bazen, sıradan bir insandan duyduğun bir cümlenin hayatında doldurduğu yerin, sen farketmesende etkisini gösterdiği zamanların oluşu ve aslında senin bunu asla seçmek istemeyeceğin. çok enteresan değil mi duyumsadığın, buna duymak demeyeceğim senin zihninde yer ediyor farketmeden ve hayatının bir noktasında etkiliyor. bazı seçimler bizim değil evet ama bu seçimlerden daha fazlasıyız. sınırlanmadı orda her şey, seni oluşturan şeyler var. önemli olan o şablonlar üzerindeki oynamaların, dokunuşların, doğru noktaya ayak basışın. eğer farkındaysan, farkındalığın kıymetini bil.
21 Aralık 2019 Cumartesi
19 Aralık 2019 Perşembe
alıntı:
26 Haziran 2019 Çarşamba
![]() |
anonim bank |

