"deha tereddüt eder" yazıyor carlo rovelli "fizik üzerine yedi kısa ders" kitabında. benzer bir noktayı daha yeni anlayabildim ben inzivada. kendimi sürekli gittikçe daha küçük damlalar ile kocaman bir kovayı doldurmaya çalışıyor gibi hissediyorum. ilk başta kocaman sürahilerim vardı,akıyor doluyordu. sonra bardaklarım ve fincanlarım oldu. şu anda damlalık sanki. inziva notlarımda yazdığım ve altını çizdiğim cümlem: insanın kendi bilgeliğine güvenmesi bu olsa gerek,gerçeği tamamen bilemeyeceği ile ok olması. sanki bir şeyi tam olarak bilmek mümkünmüş ve ben de tam olarak bilen kişileri tespit edip onlardan öğrenebilirmişim gibi düşünüyordum. bunun olmayacağı ile barışmaya başladım. ama bu süreçteki en güzel nüans carlo rovelli'nin gösterdiği bence,deha tereddüt eder. bazen dinlediğim kişiler öylesine kendilerine güvenli oluyor, öylesine emin bir şekilde mutlak doğruya ulaştıklarını düşünüyorlar ki,cehaletleri karşısında şaşırıyorum. ama bu kelimeyi hakaret için kullanmıyorum şu anda. bilmiyor, ve bilmediğinin ayırdında değil. sanırım kendinden çok emin insanlara bir tık şüphe ile yaklaşmalı. ve eğer kendimizden bir türlü emin olamıyorsak da kendimize biraz daha şefkatli yaklaşmalıyız. belki de sadece bilecek çok şey olduğunun farkındayızdır ve bilinmezlikle başa çıkmakta güçlük çeken naif biriyizdir. -k.c

Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
Sil